hikmet kızıl
SAVRUL/MA
Hatırla ne de çok karanlıktı gökyüzü
Sesin mavi miydi yoksa çığlık mı?
Uzun anlat aşkını
Boşalt gövdeni göklere…
Haramiler arasında tüm gece
Beyaz düşler peşindeyim
Kara ferman çıkmış adıma
Yitirmiş tılsımını sevmelerim
Sabahlarım çilemeye durdu
Bir yanımda nice sevda
Sinsi yağmurlarda ararlar beni
Dilimin ucunda küçük bir ırmak
Seni akıyor geceleri
Hüsnüne hayran mehtaplarda gezerim
Payıma keder düşer
düşer gökyüzü payıma..
yüreğimde bir çocuk var
kırık bir hayat ellerimde
yüzün bir sarnıç
çeşmelerden kana kana geçerim
kuşlar döner uzun yağmurlarından
uzak bir iklimde buğulandı yüzün
güller açtı amansız karanlığıma
bulutsuz bir gök gibi hercai
kırgınlıkların yurdu kalbim dindi
hüküm de düştü
payıma susku ,payıma hicran düştü
ben güz yangını bir kederde
dile döktüm tenhalığımı
ellerin güneş burkulması bir yangın
acıyı andıran bir karanfil ellerin
burada bitiyordu sınırlar
saçlarını rüzgar alıyordu
gecelerin erguvan burcunda
kuşların diliyle dönüyordum
ezgiler eridi gövdem yürüdü
yadigar kaldı yağmurdan perçemim
tüm avcılara inat
munis ceylan gözlerini dolaştır dağlarımda
yanıtları belirsiz alışkanlıklar adına
ıslak bir rüzgarla döndüm saçlarına
yürekteki zincir kırıldı
kanayan yaramla yeniden geldim
sanırım bana bedel en kederli ikindi
serinkanlı yüreğim sessiz akan bir ırmakla
kuşlarla döndü o unutulmuş masaldan
Hatırla ne de çok karanlıktı gökyüzü
Sesin mavi miydi yoksa çığlık mı ?
Bu şiir toplam 423 kez okundu.
6.06.2013 13:26:38