DUYURULAR

SERBEST KÜRSÜ

HAYAL Mİ ? BAŞKAN İSYANLARDA


Bizimki sonunda isyanlarda sınıf öğretmeniyle konuşup başkanlığı bırakmak istediğini söylüyor. Zaten koşu antremanları yeniden hızlandı. Öğretmen kabul ediyor, yeni başkan seçiliyor. Bizimkinin morali biraz düzeliyor.. Zaten kızları ilgilendiren konular insanı sıkıyor.. Başkan kız olunca kızlar sıkıntılarını ona daha rahat söyler. Bir gün dersin birine öğretmen gelmez ders boş, herkes yanındakiyle konuşmaya dalmış. Bizimki de yeni başkanla, yardımcı kendi aralarında konuşuyorlar. Birden bizim başkan yardımcısı bir sessizlik oldu hayırdır. Diye başkanı uyarıyor, hele bir bak ne oldu. Bir sağa, bir sola bakıyorlar. O ne sınıfın hırçın kızı bacağının birini cömertçe açmış herkes ona bakıyor. Başkan yardımcısı başkan git şuna bir şeyler söyle, kafayı mı sıyırmış. Gerekeni yap. Başkanımız gereğini yapıyor, geriye dönüyor. Hırçın kız aynı hareketi tekrar yapıyor. Bizimki soruyor nedir bunun derdi başkan? Hiç erkekleri deniyormuş. Bakıyormuş ki kimler bakıyor, kimler bakmıyor. Kafa genç yaşta uçmuş. İşte o zaman bizimki kızların olmadığı bir sınıfta olmak varmış. Ne kadar rahat olurduk kim bilir. Gelelim bizim başkanda iki kızın ortasında oturuyormuş. Kimsenin de pek aldırdığı yokmuş.. Yeni bir öğretmen gelince durumu fark etmiş.. Hayırdır, ne iş, sen niye iki kızın arasında oturuyorsun.. Bizimki her sırada iki kişi oturuyor. Biz nereye otursak üçlüyoruz. Kızlarda gel burada bizimle otur dedi. Sınıf öğretmeni de bir şey dememiş, siz bilirisiniz. Öyle devam ediyor. Olmaz, olmaz deyince kızlar itiraz ediyor tabii olarak. Neyse otur ama ortada oturma, geç ya sağda, ya solda otur. Bizimki de halinden pek memnun değil, her kes bir şeyler söylüyor. Aldırmıyor ama yapacak bir şey yok. Şartlar öyle gerektiriyor.. Bir süre sonra işler iyice karışıyor. Edepsizlikler artınca sinirlerde geriliyor. Şikayetler, iftiralar bizimkinin öğretmenler odasında adı fazla geçince. Bizimkini iyi tanıyan müdür yardımcısı, bizimkini yanına çağırıyor. Hayırdır bu aralar hakkında öğretmenler odasında pek güzel şeyler konuşulmuyor. Öğretmenlere kafa tutuyormuşsun. Her şeye karışıyormuşsun. Bizim ki de olanları tek tek anlatıyor. Bütün sınıf olanlara tanık! Mesela diyor sınıfından bir kız koridorda ağlıyor. Biz de hayırdır ne oldu? Oda önemli bir şey değil, deyip sınıfa gidiyor. O sırada nöbetçi genç yeni mezun öğretmen, hey sen neden o kızı ağlatıyorsun, ne yaptın kıza! Hadi bakalım. Ben neden ağlatayım sorduk niye ağlıyorsun? Önemli değil dedi. Öğretmen yalan söyleme deyince işler karışıyor. Bizimki de git kendisine sor. Bilmeden yalan söylüyorsun deme.. Araya giren öğretmenler konuyu yatıştırmaya çalışıyorlar.. Ağlayan kızda konuyu duyunca gidip öğretmenle konuşuyor. Durumu anlatıyor. Ondan sonra kusura bakma, var mı öyle tanımadığın insanlara işin içini bilmeden yalan söylüyorsun, ben gördüm demek.. Hoş değil, hakkımızı ararız. Ancak hatırı sayılır öğretmenlerin hatırına bu davanın üzerine soğuksu içeriz diyor bizimki. İç, iç iyi gelir.
Müdür yardımcısı tamam tamam ben anlayacağımı anladım. Bundan sonra bir konu olursa önce bana geleceksin, konuyu başkalarından duymak istemiyorum. Seni tanırım, sana inanıyorum. Bazı şeylerin bende farkındayım. Ancak her şeyin bir zamanı var.



EYYUP AKMETİN / 5.10.2019

Bu yazı 12 kez okundu.


YORUM YAP



YORUMLAR

Siirdemeti.Net - 2005 Yılından Günümüze Karşılıksız Sevgi ©